Slide 0552 440 02 10 Neslihan Cabioğlu

Slide 0552 440 02 10 Neslihan Cabioğlu

Meme Kanseri

Meme kanseri tüm dünyada ve ülkemizde kadınlarda görülen en sık kanserdir ve kansere bağlı ölümlerde ise akciğer kanserinden sonra gelmektedir. Türk İstatistik Kurumu 2014 verilerine göre meme kanseri görülme sıklığı 100,000 kadında 43’dür (http://www.tuik.gov.tr). ABD’de tüm yaşamı boyunca her 8 kadından biri, Türkiye’de her 12 kadından biri meme kanserine yakalanır.

Meme kanseri oranı ABD’de 21. yüzyılın başlarında azalmaya başlamıştır. Bunda da 40 yaş üzeri bayanlarda artan mamografik tarama programlarının ve gittikçe azalan menapozdaki bayanlara yazılan hormon replasman tedavilerinin etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Meme Kanserinde Tanı

Meme kanserinin tanısı daha muayene aşamasında kolaylıkla konur. Gerek tüm klinik bulgu veren hastalarda gerekse klinik malignite bulgusu olmayan memede ağrı veya herhangi başka bir şikayetle başvuran 40 yaş ve üzeri hastalarda mamografi ve ultrasonografiden ibaret olan görüntüleme yöntemlerine başvurulmalıdır.

Yoğun mamografisi olan bazı seçici vakalarda özellikle meme koruyucu cerrahi düşünülüyorsa ultrasonografiye ek kontrastlı meme MR da istenebilir. Mamografi ve ultrasonografide kanserin tipik bulguları olan düzensiz kenarlı, yıldız gibi uzantıları olan, kimi zaman içinde çeşitli boyutta mikro kireçlenme içeren kitleler belgelemiş olur.

Yapılan görüntüleme yöntemleriyle hem kanser düşünülen memede ele gelmeyen başka odaklar araştırılır ve kanser kitlesinin etraf doku ile ilişkisi, cilde ve göğüs duvarına uzanımı elle muayeneden daha hassas olarak ortaya konur.

Meme Kanserinde Tedavi

Meme kanserinin tedavisinin planlanmasında genel cerrah, radyolog, patolog, medikal onkolog, ve radyasyon onkologları hep beraber işbirliği içindedirler. Çoğunlukla hastayı ilk değerlendiren cerrahtır. Bunun yanısıra psikolog ve psikiyatristlerin tedavi öncesi ve sonrası dönemde hastayı değerlendirmesi ayrıca önem taşır.

Meme kanserinin tedavisinde cerrahi, ilaç tedavisi (kemoterapi), hormonoterapi (hormonal ilaçlarla tedavi), radyoterapi ve biyolojik tedaviler kullanılmaktadır. Hangi tedavinin öncelik kazanacağı ise hastalığın klinik evresiyle ilgilidir.

Lokal ileri meme kanseri olarak tanımlanan T4 tümörlerde, yani yara halini almış deri ve göğüs duvarına yapışık tümörlerde, veya ileri derecede koltukaltındaki bezelere yayılmış tümörlü meme kanserlerinde (N2, N3)biyopsi ile tanı konmasını takiben tedaviye kemoterapi ile başlanması yerinde olur.

Menü